“Alanda Pikachu’yu görmeyince gençlere sordum. Yapay zekaya dans ettiren birisi ‘O etki ajanı olduğu için hava karardığında çıkar’ dedi.”
İstanbul’da 29 Mart 2025 tarihine düşen bir gün oldu. İnsanlar Anadolu yakasının en büyük miting ve toplanma alanına sığamadı. Yüzde 52 oy oranıyla seçilmiş kentin belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutsaklığa isyan etti. Sadece o değil, hayatın her alanında 400 darbe yiyen milyonlar haksızlıklara karşı sesini bir kez daha yükseltti.
Meydan ve caddeler; birbirine nezaketle yol veren, selamlaşan, dayanışma içinde olan, en önemlisi her şeye rağmen gülümsemeyi asla yüzlerinden eksik etmeyen genci yaşlısı binlerle doluydu.
Aslında Miting deniz dolgu alanı Maltepe sahilindeydi ama milyonlar meydana sığmayınca; Bostancı-Kartal sahil yolunda onlarca mini miting vardı diyebiliriz. Polis, ana miting alanında giriş kapılarında üst aramalarında yavaş kalınca, demir bariyerlere yüklenen halk “aç, aç” diye bağırarak yol verilmesini istedi. Alana sığmayanlar, sahil parklarında, kafelerde pankartlarını açtılar. Balkonlu kafelerden İzmir Marşı yükselirken, alanda ve caddelerde sessizliğin olduğu an sadece şehitler için yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı oldu.
FESTİVAL GİBİ BİR MİTİNGDİ
Müziğin her türünün yer bulduğu miting adeta festival havasında geçti.
Bu mitingde benim gözüm Saraçhane direnişlerinin simgesi haline gelen tombul Pikachu’yu aramak oldu.
Pikachu’yu gençlere sordum. Yapay zekaya dans ettiren birisi “ O etki ajanı olduğu için hava karardığında çıkar” dedi.
Psikolojik savaş militanı(!) Pikachu yoktu (itiraf edeyim, milyonlar arasında görememiş olabilirim, belki çok koştuğu için bir ağaç dibinde uyuyor da olabilirdi!) Pikachu gibi medyada yer bulamayacaklardı ama renkli giysileriyle dans eden yüzlerde genç vardı meydan ve sahil yolunda.
Gelelim kırmızı beyaza bürünen kalabalıklar arasında pankart yarışına. Bizim gençliğimiz sloganları belliydi, adeta slogan ve pankart kardeşliği vardı. Soldan bakanların sloganları “Bağımsız Türkiye” “İş, ekmek, hürriyet” falan işte…
Maltepe’de ise ‘yüzlerde çiçek açsın’ misali çok farklı pankartlar taşındı…Mesela; “ Atam sen rahat uyu, Z kuşağı me-lemiyor”
“Lütfen biber gazı sıkmayın, makyajım bozuluyor, yarın nikahım var”
“Makarnaya doyduk, biber gazı yemeye geldik”
Sadece tek kelimelik pankartlar da vardı; “Dur”
“Kudur” “Artık yeter”
Dilek İmamoğlu’nun fotoğrafını taşıyan genç bir kadının pankartında ise şöyle yazıyordu; “ İşte benim fırst ladyim”
Günün anlamına ve ani karar verilen uzun tatile uygun pankart ise şöyleydi; “ “Sayenizde artık her günümüz bayram!”
Cengiz ERDİL