Türk dilinin bilinen ilk yazılı kaynağı olan Orhun Yazıtları sekizinci yüzyılda bulunmuştur.
Bu yazıtlarda Göktürk Kağanlarının ulusu zengin kılmaları, açlığı yok ederek varlıklı bir toplum yaratmaları esastır.
Birlik ve dirliğin sağlanarak örgütlü bir topluma güç kazandırılması hedeflenir.
Yazıtlarda; Liyakatsiz kadroların varlığı ile sistemin çalışmayacağı, Türk birliğinin zarar göreceği anlatılır. Yabancıların siyasetlerine alet olunduğunda, düzenin nasıl bozulacağından bahsedilir. Kağanların devlet deneyimlerinin yanında, ulusa her zaman hesap vermelerinin kaçınılmaz olduğu aktarılır.
Ve bu yazıtların ilk cümlesi; Ey Türk Ulusu diye başlar.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutku yazarken kendi kaynağımızdan, Bilge Kağan modelinden de esinlendiği bilinmektedir.
Bu yazıtlarda çok zengin atasözleri, olağanüstü yaşanmışlıklar vardır.
Kardeşini kaybeden Bilge Kağan’ın feryadı, bin iki yüz yıldır kulaklarımızdadır;
’’Görür gözüm görmez gibi, bilir aklım bilmez gibi oldu.’’
Tıpkı ülkemde yaşanılan olaylar karşısında başlangıçtaki ruh hali gibi!…
Şu kısacık dönemde neler yaşadık neler!
Çok şükür…
Artık bu olanlardan sonra; Z kuşağından en yaşlısına kadar herkes; yıllarca matemini, kaderini, çaresizliğini yaşamayacak.
Herkes güçlü bir tersleme ve terslenme içinde.
Görmediğimiz volümde, sertlikte ve duygu içinde…
Sorumluluklar,
Taşınılan kültürel miras,
Bilcümle hasret,
Ve bu coşku, bu heyecan
Vuslatı kaçınılmaz kılacak…
Tarih de yazacak, ama ondan önce herkesin herkese anlatacağı çok şey olacak!…
Gerçek vedayı, her anlamda tamamlanmış bir ömür hak edecek…
Kemal YALNIZ