Site icon Kent Ekranı

İsmet HERGÜNŞEN; İbrahim Anlaşmaları geçersiz kılınmalıdır. 

İki dünya savaşında güçlü devletlerin tarihten silinmesinden yeterli dersleri çıkarmamış olan emperyalist güçler, ya doğrudan ya da himaye ettikleriyle yine kandan beslenme yarışına girdiler. 

Öyle ki, Ukrayna Savaşı’nın yıl dönümünde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda ABD, Moskova’nın hamlelerini kınayan ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekleyen tasarıya ret oyu kullanmaktan bile çekinmedi.

Savaş, Kıta Avrupası’nı germeye devam ederken, Hamas’ın askeri kanadının yok yere başlattığı Gazze Savaşı, başka mecralara yönelmeye başladı.

Gazze topraklarıyla sınırlandırılmayan savaş, artık Lübnan ve Suriye topraklarının içine taşındı. Batı Şeria ile yeni bir aşamaya geçildi. 

Mısır ve Ürdün ile anlaşmalarından sonra, İsrail’in 2020 yılı son çeyreğinde BAE, Bahreyn, Sudan ve Fas ile imzaladığı, yüzyılın anlaşması olarak nitelenen ¨İbrahim Anlaşmaları¨, İsrail’in Filistin’deki ilhak politikasını sonlandıracağı düşünülüyordu.

Yine o dönemde ABD Başkanı’nın ortaya koyduğu, ancak uygulama alanı bulamayan Kudüs Planı ile birlikte, Filistinliler tarafından kabul görmese de Ortadoğu’da bir barış iklimi yaratabileceği fikri hâkimdi.

Arap-İsrail çatışmalarını nispeten azalttığı görülse de beklenen genişleme ve katılım sağlanamadı.

Suriye’de yaratılan fiili durum, Yemen’deki iç savaş, İran’ın etkisizliği, Çin ve Rusya Federasyonu’nun kayıtsızlığı İsrail’in kazanımlarına her gün bir yenisini katmaktadır.

Yer ve yurtlarından edilen Filistinliler vahim bir duruma sokulmuş, 7 Ekim’de gerçekleşen olağanüstü bir saldırıyla başlayan süreç, onlar için sonun başlangıcı olmuştur.

Sivil toplum örgütlerinin bile gerisinde kalan devletler ve BM’nin çaresizliği göz önüne alındığında, ABD’yi arkasına alan İsrail Hükümeti her geçen gün daha da pervasızlaşarak durumu iyice çıkmaza sokmaktadır.

Ateşkes çerçevesinde yürütülmeye çalışılan rehine ve esir değişim sürecinin yine İsrail tarafından baltalanması, mevcut avantajlı durumun ne İsrail’i ne de destekçilerini tatmin etmediği açıkça görülmektedir.

İran güdümündeki Hizbullah’ın hareket edemez hale geldiği düşünüldüğünde, İsrail tam bir zafer elde edene kadar harekatlarına devam edecektir.

Toprak kazanımlarını daha da genişleterek, Nil ve Fırat nehirleri arasındaki ¨Arz-u Mevud¨ olarak adlandırılan vaat edilmiş topraklarına ulaşma hedefine biraz daha yaklaşması söz konusu olacaktır.

1948-49, 1956, 1967, 1973, 1982, 2006 ve 2023’ten günümüze kadar yaşanan onca savaş, çatışma ve olayı bir tarafa bırakalım.

Bugün gelinen noktayı, ne ülke dışındaki diaspora ne de Filistin topraklarına yerleştirilmiş Yahudiler hayal edebilirdi.

Vladimir Putin’i, Rus İmparatorluğu’nu yeniden canlandırma propagandalarıyla oyalayan ABD, Filistin topraklarında iki devletli çözümü sonlandırma projesinde sona bir adım daha yaklaşmıştır.

Güç ile güçsüzün karşı karşıya geldiği bu savaşta, ABD Başkanı’nın taraflı ve geçmişi görmezden gelen Gazze Planı, dünya kamuoyunda kabul görmese de ısrarla sürdüreceği kesindir.  

Arap ülkelerinin yeni durumu endişeyle izlemekten öte, imza atan devletlerin İbrahim Anlaşmaları’ndan çekilmesi önemlidir.

Hem Trump’ı hem de İsrail’i durdurup ve Gazze Planı’nın iptaline yol açar mı bilinmez. Ancak, Filistinlilere cesaret vereceği ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Mısır ve Ürdün, Filistinlilerin ata topraklarında kalmasıyla birlikte, Türkiye’nin Suriyeliler nedeniyle maruz kaldığı sosyal, ekonomik ve hatta kültürel tahribatın bir benzerini yaşamamış olacaklardır.

Devekuşu misali kafasını kuma gömmüş olan Arap Dünyası uyanmalı, Filistinliler ise birleşmek zorunda olduklarını artık görmelidir. 

Aksi halde, atı alan Üsküdar’ı geçmiş olacak ve daha da kötüsü, dünya üzerindeki varlıkları sona erecektir.

Son sözse; ¨ Tavuğu kesmek için bıçak gerekmez. ¨

İsmet HERGÜNŞEN

Exit mobile version